DEM Parti İmralı heyeti Öcalan’ın mesajını açıkladı

Dün DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Faik Erol, çerçeve yasanın TBMM’den geçmesinin ardından ilk kez Öcalan ile İmralı’da görüşmüştü. Görüşmeye ilişkin olarak bugün yapılan açıklamada Öcalan’ın sürece dair mesajlarına yer verildi, görüşmede kalıcı barışın geliştirilmesi, sürecin ilerletilmesi için atılması gereken somut adımlar ve bölgesel gelişmelerin ele alındığı bildirildi.
- Pratik Adımlar: Çerçeve yasanın ardından karşılıklı pratik adımların atılması ve kurulların aktif olarak çalışmaya başlaması büyük önem taşıyor.
-
Barış ve Siyasallaşma: Amacının barış ve siyasallaşmanın gerçekleştirilmesi olduğunu belirten Öcalan, “Barışın karşılığı silah bırakmaya, siyasallaşmanın karşılığı demokratik siyaset ve demokratik topluma tekabül eder” dedi.
- Hukuki Güvence: Barış iradesinin boşlukta kalmaması gerektiğini vurgulayan Öcalan, somut hukuki ve siyasi düzenlemelerle güvence altına alınmasının ertelenemez bir görev olduğunu kaydetti.
- Rojava ve Bölgesel Gelişmeler: Sürecin hassas dengeler üzerinde işlediğini belirten Öcalan, muhtemel provokasyonların boşa çıkarılması için bölgedeki sorunların diyalog ve müzakere temelinde ele alınmasının esas olması gerektiğini ifade etti
DEM Parti İmralı Heyeti, 13 Eylül 2026’da İmralı Adası’nda görüştüğü bölücü terör örgütü PKK’nın elebaşı terörist Abdullah Öcalan’ın yeni mesajını kamuoyuyla paylaştı.
Öcalan’ın açıklamasında öne çıkan ifadeler şöyle:
-Barış ve Demokratik Toplum Süreci, tarihi sorumlulukların gecikmeden yerine getirilmesini gerektiren bir aşamadadır.
-Yasanın çıkmasından sonraki dönemde bu sorumluluk çerçevesinde karşılıklı pratik adımların atılması ve kurulların aktif olarak çalışmaya başlaması büyük önem taşımaktadır.
-Benim amacım barış ve siyasallaşmanın gerçekleştirilmesidir. Barışın karşılığı silah bırakmaya, siyasallaşmanın karşılığı demokratik siyaset ve demokratik topluma tekabül eder.
-Türkiye’nin önünde tarihsel bir fırsat bulunmaktadır. Bunun kalıcı bir barışa ve demokratik çözüme ulaştırılması için herkesin ve her kesimin bu bilinçle hareket etmesini bekliyor ve edeceğine inanıyorum.
-Barış iradesinin boşlukta kalmaması, somut hukuki ve siyasi düzenlemelerle güvence altına alınması ertelenemez bir görevdir.
-Barış ve Demokratik Toplum Süreci aynı zamanda Orta Doğu’daki tüm halkların ve inançların barış içinde, özgür ve eşit olarak bir arada yaşamasını hedeflemektedir.
-Bölgedeki gelişmeler, sürecin hassas dengeler üzerinde işlediğini açıkça göstermektedir ve bunlar süreci doğrudan etkilemektedir.
-Bu nedenle muhtemel provokasyonların boşa çıkarılması için bölgedeki sorunların diyalog ve müzakere temelinde ele alınması esas olmalıdır.
-Rojava’da gerçekleşen olaylar da bu çerçevede değerlendirilmelidir.








